Stockholm sendromu nedir ve ne anlama gelir? Rehine ve rehin alan kişi arasında yaşanan tüm durumlar rehinenin hayatını bir çıkmaz haline getirir! Psikolojik bir sorun olarak karşımıza çıkan bu durum, rehine ve rehin alan kişi arasında yaşanır.
Rehineye karşın yetersiz hissettirme çabaları ve davranışları tam anlamıyla yansıtılmaya çalışılır. Rehine kendisine zarar veren ve rehin alan kişiye karşın derin bir bağlılık hisseder. Rehine alan kişiye karşın halen daha yardım etme psikolojisi ile kendi benliğinden ödün verilmesi ile resmen bir tutsaklık meydana gelir. Bu psikolojiye gelindiğinde ise Stockholm sendromu ile karşı karşıya kalınmaktadır.
Stockholm Sendromu Nedir?
Sendromun ismi İsveç’te bulunan Stockholm şehrinde yaşanan bir olaydan gelir. Stockholm banka soygununda rehineler ve rehin alan mafya arasında yaşanan psikolojik bir bakış açısı sendroma ismini verdirmiştir. Rehineler mafyaya karşın empati duyarak merhamet duygusunu yansıtmışlardır. Bu olaydan yola çıkarak da sendrom sırasında yaşanan belirtiler ve semptomlar açıklanabilmektedir.
Bu bakış açısı ile yüzyıllar önce Aristoteles tarafından da anlatılmıştır. Aristoteles “Köleliğin en kötü tarafı sonunda kölelerin de ondan hoşlanmaya başlamasıdır.” şeklinde aslında bu sendromu bir nevi anlatmış ve açıklamıştır. Hatta bu sendroma ait bir diğer sözleri ve açıklamayı ise Mevlâna Celaleddin Rumi yapmıştır. “Kurdun kuzuyu yemeye niyetlenmesinde şaşılacak bir şey yok. Şaşılacak olan odur ki, bu kuzu, kurda gönül bağlamış, âşık olmuştur.” şeklinde Mevlana’nın anlatmak istediği psikolojik durum tam anlamıyla Stockholm sendromudur.
Stockholm Sendromu Neden Olur? Stockholm Sendromu Nedir?

Stockholm sendromu nedir ve neden olur sorusuna da detaylı bir cevap verelim. Doğa yaşamında her canlının ilk hedefi ve amacı hayatta kalmaktır. İnsanlar için de bu durum geçerli olmakla beraber hayat içerisinde yaşanan bazı zorluklar karşısında uyumluluk halleri göstermek mecburi olur. Bir nevi insanlar ve tüm canlılar yaşamış olduğu çevreye ve çevre koşullarına ayak uydurarak uyum sağlamaya başlarlar.
Bu durum kimi zaman için olumlu koşulları içerse de aslında olumsuz koşullar için de bir uyum sağlama süreci reddedilemez. Stockholm sendromu için de saldırganın yapmış olduğu olumsuz davranışlara sağlanan bir uyum vardır ve saldırgana karşın duyulan bir hoşgörü ve bağlılık bulunur. Gerçekleşen döngünün altında yatan temel neden, şiddetin kişide meydana getirdiği kaygı ve çaresizlik duygusunun hakimiyetidir.
Hayatta kalma gücü itibari ile mağdur olan kişi yaşanan her türlü olumsuzluğa rağmen hayatta kalmak için uyum göstermeye çalışır. Sonuç olarak katlanılan şiddetin yanı sıra karşı tarafı anlamaya çalışmak için empati kurma gayreti de dikkat çeker. Hatta öyle bir hale gelinir ki saldırgan kişinin en ufak gülümsemesi en büyük ödül ve gün olur.
Stockholm Belirtileri Nelerdir?
Stockholm sendromu nedir sorusunu yanıtlamamızın ardından belirtileri ile de detaylandırma getirelim. Bu belirtilere bakarak siz de kendi davranış ve tutumlarınızı gözden geçirebilirsiniz. Böylece Stockholm sendromu testi de yapmış olursunuz. İşte sendromun belirtileri:
Kişinin tehditleri algılayarak karşı tarafın bu tehditi anlamasından korku içinde olması
Karşı tarafın sergilediği belki de en küçük ve anlamsız olumlu davranış tehdit algılayan tarafından büyük bir övgü ve yeterlilik şeklinde görülür
Kişinin tam anlamıyla hayattan soyutlanması ve herhangi bir özverisinin kalmaması
Kişinin karşıt düşüncelere karşın tepki gösterememesi ve onay göstermesi
Bu durumdan uzaklaşmak ve kaçmak fikrinin kişiyi suçlu hissettirmesi ve yetersiz hissettirmesi
Kişi gerçekleşen tüm haksızlıklara ve tehditlere rağmen halen daha kendisini suçlu bulur
Stockholm Sendromu Tedavisi Nedir?

Bu sendrom, halk arasında da “kendi katiline âşık olmak” şeklinde sık sık kullanılır ve bilinir. Hastanın öyküsü ele alınarak genel bir teşhis ve tedavi süreci şeklinde ilerleme sağlanmalıdır. Eğer sendrom dahilinde uyku sorunu yaşanıyorsa ilaç ile tedavi tercih edilir ancak sorun devam ettiğinde daha detaylı ve özgün bir tedavi planlaması gerçekleştirilir.
Genellikle belirtilerin uzun sürdüğü durumlarda travma sonrası stres bozukluğu yaşanıyor denilebilir. Mağdur kişinin yaşadığı olayı tanımlaması ve nasıl başa çıkacağı konusunda bilinçli olması en önemli tedavi yöntemlerinden birisidir. Bilişsel davranışçı terapi uygulamaları ile hasta terapi desteği de almalıdır. Böylece başarılı anksiyete ile başa çıkma yöntemleri ve farkındalık oluşması meydana gelir. Stockholm sendromu nedir içeriğini bu şekilde tamamlayabiliriz.